Türkiye, son yıllarda yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimine büyük bir ağırlık vermeye devam ediyor. 2025 yılının ilk çeyreği itibarıyla, yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik miktarı, toplam üretimin yarısına yaklaştı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye’nin 2025 yılı ilk çeyreğinde toplam elektrik üretimi 86,5 milyon megavatsaat olarak kaydedildi. Bu üretimin yaklaşık 35 milyon megavatsaatini ise güneş, rüzgar, jeotermal, biyokütle, barajlı ve akarsu santralleri gibi yenilenebilir enerji kaynakları sağladı.
Türkiye’de yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimi artmaya devam ediyor
Türkiye’nin yenilenebilir enerjiye verdiği önem, özellikle iklim değişikliği ile mücadele etme ve cari açığı azaltma hedefleri doğrultusunda daha da artmış durumda. Gelişen teknoloji ve artan yatırımlar sayesinde, yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki payı her geçen gün artmakta. 2025 yılının ilk çeyreğinde, yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanan elektrik üretiminin, toplam elektrik üretiminin yaklaşık %40’ını oluşturuyor.

Bu durumu daha iyi anlamak için, yılın ilk üç ayında Türkiye’de faaliyet gösteren yenilenebilir enerji santrallerinin sayısına bakmak faydalı olacaktır. Mart sonu itibarıyla, Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üreten santral sayısı toplamda 34 bin 467 olarak kayıtlara geçti. Bu santrallerin sayısında büyük artış yaşanmış olup, özellikle güneş enerjisi santralleri önemli bir büyüme gösterdi. Güneş enerjisi santrallerinin sayısı 32 bin 882’ye ulaşırken, rüzgar santrallerinin sayısı 376, jeotermal santrallerinin sayısı ise 66 oldu. Biyokütle santrallerinin sayısı 376, barajlı santrallerin sayısı ise 147 olarak kayıtlara geçti. Ayrıca, akarsu santrallerinin sayısı 620’ye yükseldi.
Türkiye’nin elektrik kurulu gücü, Mart ayı sonunda 117 bin 876 megavat olarak kaydedildi. Bu kurulu gücün %60’ı, yani yaklaşık 70 bin 879 megavatı yenilenebilir enerji kaynaklarına dayanıyor. Bu oran, Türkiye’nin elektrik üretiminde temiz enerji kaynaklarına verdiği önemin bir göstergesi. Özellikle güneş ve rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynakları, ülkenin enerji üretim portföyünde önemli bir yer tutuyor.
Güneş enerjisi santrallerinin sayısındaki artış, Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyelinden daha fazla faydalandığını gösteriyor. Özellikle güney ve iç bölgeler, güneş enerjisi üretimi açısından büyük bir potansiyele sahip. Rüzgar enerjisi ise özellikle Ege ve Marmara bölgelerinde önemli bir enerji kaynağı olmaya devam ediyor.
Türkiye, yenilenebilir enerjiye yönelik yatırımlarını artırmayı sürdürüyor. Bu yatırımlar, yalnızca enerji üretimini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda yerli üreticilerin ve sanayinin gelişmesine de katkı sağlıyor. Artan nüfus ve sanayileşme ile birlikte, Türkiye’nin enerji ihtiyacı her geçen yıl artmakta. Bu ihtiyaç, özellikle fosil yakıt ithalatına dayalı enerji üretiminden kaynaklanan cari açığı azaltmayı hedefleyen hükümetin yenilenebilir enerjiye olan ilgisini daha da pekiştiriyor.
Yenilenebilir enerji yatırımları sayesinde, Türkiye’nin elektrik üretiminde fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltılacak ve daha sürdürülebilir bir enerji altyapısı oluşturulacak. Özellikle yerli ve yenilenebilir kaynaklardan elde edilen enerjinin artırılması, hem çevreye duyarlı hem de ekonomik açıdan ülkeye büyük faydalar sağlayacak.
2025 yılının ilk üç ayında Türkiye’nin elektrik üretimi 86,5 milyon megavatsaat olarak gerçekleşirken, aynı dönemde elektrik tüketimi 85,3 milyon megavatsaat olarak kaydedildi. Bu, üretim ile tüketim arasındaki dengeyi gösteriyor. Bu denge, Türkiye’nin elektrik üretiminde sürdürülebilirliğe ve enerji verimliliğine verdiği önemin bir başka göstergesi.
Sonuç olarak, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi, hem çevresel hem de ekonomik anlamda önemli bir adım atılmasını sağlıyor. Yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payının artması, Türkiye’nin gelecekteki enerji ihtiyaçlarını daha sürdürülebilir ve verimli bir şekilde karşılayabilmesine olanak tanıyacak. Bu süreç, aynı zamanda ülkenin enerji arz güvenliğini sağlamlaştırmak ve dışa bağımlılığı azaltmak için önemli bir fırsat sunuyor.