2025’in ikinci yarısına dair yayımlanan Yenilenebilir Enerji Yatırım Takipçisi raporu, küresel enerji dönüşümünde dikkat çekici bir dönüm noktasına işaret ediyor. 2025’in ilk yarısında yenilenebilir enerjiye yapılan yatırımlar 386 milyar dolara ulaşarak şimdiye kadarki en yüksek seviyeye çıktı. Bu güçlü artış, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8’lik bir büyümeyi temsil ederken, özellikle küçük ölçekli güneş panelleri ve açık deniz rüzgâr projeleri yatırımcıların yeni favorisi hâline geldi. Öte yandan, büyük ölçekli güneş ve karasal rüzgâr yatırımlarında yaşanan sert düşüş, yüksek faiz oranları ve artan tedarik zinciri maliyetlerinin sektördeki kırılganlığı da gözler önüne seriyor.
Küresel yenilenebilir enerji yatırımları rekor kırmayı başardı
ABD’de yatırımların ciddi oranda gerilemesi dikkat çekerken, bu düşüşün ardında vergi teşviklerine dair belirsizlikler ve yeni ticaret politikalarının maliyetleri artırması yatıyor. Avrupa ise tam tersine güçlü bir çıkış yakalayarak sermaye akışında öne çıkan bölge oldu. AB ülkelerinin sunduğu politik istikrar, yatırım dostu düzenlemeler ve enerji arz güvenliğine odaklanan stratejiler, kıtanın cazibesini artırmış durumda. Uzmanlara göre, bu eğilim yalnızca geçici bir kayma değil; uzun vadeli bir sermaye yönelimi olabilir. Çin’de hanehalkı odaklı güneş projeleriyle yerel üretim gücünü pekiştirirken, Hindistan ve Brezilya gibi gelişmekte olan pazarlar finansman erişimindeki zorluklara rağmen güçlü bir büyüme potansiyeli sergiliyor.

Raporda dikkat çeken bir diğer eğilim ise yatırımcıların projeleri seçerken risk ve getiri dengesine her zamankinden daha fazla önem vermesi. Artık uzun vadeli ve sermaye yoğun projeler yerine, daha hızlı devreye alınabilen, öngörülebilir kazanç sağlayan ve esnek yapıya sahip çözümler ön plana çıkıyor.
https://futureflow.life/cinliler-ucuz-gunes-panelleri-ile-karsimizda/
Bu bağlamda küçük ölçekli güneş sistemleri ve enerji depolama projeleri, yatırım portföylerinde giderek daha fazla yer buluyor. Yenilenebilir enerji yatırımlarının yön değiştirdiği bu yeni dönemde, politika yapıcıların ve özel sektörün stratejik kararları, küresel enerji dönüşümünün hızını belirleyecek gibi görünüyor.