Türkiye, enerji bağımsızlığı yolunda dev bir adım atarak yerli batarya üretimi desteği konusunu Resmi Gazete’de yayımlanan kararla stratejik öncelik kapsamına aldı. Yeni düzenleme ile birlikte lityum iyon batarya teknolojileri, devletin en üst düzey teşvik ve destek mekanizmalarından yararlanabilecek.
Yeni Dönemde Yerli Batarya Üretimi Desteği Ve Kapsamı
Alınan bu kritik karar, özellikle LFP (Lityum Demir Fosfat) ve NMC (Nikel Mangan Kobalt) kimyasına sahip batarya hücrelerini kapsıyor. Hükümet, bu hamleyle hem elektrikli araç pazarını canlandırmayı hem de yenilenebilir enerji depolama sistemlerinde dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyor. Ayrıca, stratejik ürün listesine dahil edilen bu teknolojiler için yatırımcıların finansman bulma süreçleri de ciddi oranda hızlanacak.
2035 hedefleri doğrultusunda, iki saatlik depolama süresine sahip toplam 7,5 GW’lık batarya kapasitesinin kurulması planlanıyor. Bu veriler, özellikle şebeke ölçeğindeki enerji depolama çözümlerinin Türkiye’nin enerji dönüşüm sürecinde kilit bir rol oynayacağını açıkça gösteriyor.
Enerji Depolama Sistemlerinde Büyük Fırsat
Türkiye’de 2022 yılından itibaren rüzgar ve güneş enerjisi santralleri için getirilen depolama zorunluluğu, yaklaşık 33 gigavatlık bir proje stoku oluşturdu. Yeni destek paketi, bu projelerin hayata geçmesini kolaylaştırarak şebeke ölçekli depolama yatırımlarını teşvik ediyor. Bununla birlikte, yerli üretimin artmasıyla enerji maliyetlerinin uzun vadede düşmesi bekleniyor.

LFP Teknolojisi Neden Ön Plana Çıkıyor?
Güvenlik ve maliyet avantajları nedeniyle özellikle sabit enerji depolama sistemlerinde LFP bataryalar daha çok tercih ediliyor. Türkiye, ASPİLSAN ve Pomega gibi yerli oyuncularla bu alandaki üretim kapasitesini hızla artırmayı planlıyor. Bu nedenle, teknolojik yetkinliğin artması Türkiye’nin Avrupa pazarında önemli bir batarya ihracatçısı olmasının da önünü açıyor.








