Yapay zekanın iklim faydaları hakkında teknoloji devleri tarafından ortaya atılan iddiaların büyük bir kısmının somut kanıtlardan yoksun olduğu açıklandı. Yeni yayımlanan kapsamlı bir rapor, şirketlerin çizdiği iyimser tablo ile gerçek verilerin birbiriyle örtüşmediğini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Yapay Zekanın İklim Faydaları ve Somut Gerçekler
İklim odaklı sivil toplum kuruluşları tarafından hazırlanan rapor, teknoloji dünyasında geniş bir yankı uyandırdı. Araştırmacılar, büyük teknoloji firmalarının yapay zekayı iklim krizine bir çözüm gibi sunmasına rağmen bu konuda yeterli kanıt sunamadıklarını belirtiyor. Özellikle veri merkezlerinin hızla artan enerji ihtiyacı, çevre üzerindeki baskıyı her geçen gün daha da artırıyor.
Veri Merkezlerinin Enerji Tüketimi Hızla Artıyor
Bağımsız araştırmalar, veri merkezlerinin küresel elektrik tüketimindeki payının korkutucu boyutlara ulaştığını gösteriyor. Üç yıl önce ABD’deki toplam elektrik tüketiminin yüzde 3’ünü oluşturan bu merkezlerin, 2030 yılına kadar bu oranı yüzde 8’e çıkarması bekleniyor. Uzmanlar, bu tahminlerin bile mevcut büyüme hızı karşısında oldukça iyimser kalabileceği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor.

Yatırımlar ve Çevresel Etkiler Dengelenmiyor
Küresel veri merkezi kapasitesinin 2030 yılına kadar iki katına çıkması öngörülürken, bu alandaki yatırımlar şimdiden 3 trilyon doları aşmış durumda. Ancak bu devasa büyüme, karbon emisyonlarının azaltılması hedefleriyle çelişiyor. Şirketlerin sunduğu “yeşil yapay zeka” vizyonu, artan donanım ihtiyacı ve soğutma sistemlerinin tükettiği su miktarıyla gölgeleniyor.








