Daha Fazla

    Çelik sektörünün nasıl karbonsuzlaşabilir?

    İstanbul Politikalar Merkezi (İPM), Türkiye çelik sektörünün düşük karbonlu üretime geçişini hızlandırmak amacıyla önemli politika önerileri sundu. “Türkiye Çelik Sektörünün Karbonsuzlaşması: Politika ve Aktör Analizi” başlıklı rapor, sektördeki yapısal sorunları detaylı bir şekilde ele alırken, bu sorunları aşmaya yönelik somut çözüm yolları sunuyor. Raporda öne çıkan temel unsurlar, çelik sektörünün Türkiye’nin sera gazı emisyonlarının yaklaşık %10’unu oluşturduğu gerçeğini göz önünde bulunduruyor ve bu alandaki dönüşümün 2053 net sıfır hedefi için ne kadar kritik olduğunu vurguluyor.

    Çelik sektörü nasıl daha hızlı karbonsuzlaşır?

    Raporda belirtilen üç ana unsur, sektördeki karbonsuzlaşma sürecini hızlandırmak için önemli adımlar atılmasını gerektiğini ortaya koyuyor. Bunlar; Türkiye genelindeki 40’tan fazla tesis için bir ulusal yeniden yapılanma ve modernizasyon planı, bağlayıcı emisyon azaltım hedefleri ve çok aktörlü bir sorumluluk çerçevesi ile kamu desteklerinin sera gazı azaltım hedefleriyle uyumlu hale getirilmesi gerektiği şeklinde sıralanıyor. Ayrıca, denetim mekanizmaları ve kamusal iradenin güçlü bir şekilde devreye girmesi gerektiği vurgulanıyor.

    Proje Koordinatörü Dursun Baş, sektörde karbonsuzlaşmaya yönelik ciddi bir motivasyon olduğunu ancak çevresel yatırımların genellikle ertelendiğini belirtiyor. Bu da, sektörün “yeşil çelik” veya “net sıfır” hedeflerinin yalnızca söylemde kalma riski taşıdığına dikkat çekiyor. Gerçek dönüşüm için, bağlayıcı düzenlemeler, etkin denetim mekanizmaları ve güçlü kamusal iradenin şart olduğunun altı çiziliyor.

    Raporda açıklanan çelik sektörünün karbonsuzlaşmasını hızlandıracak 10 somut politika önerisi ise şu şekilde sıralanıyor:

    1. Ulusal yeniden yapılandırma ve modernizasyon planı hazırlanmalı: Çelik sektörünün mevcut tesisleri için ulusal çapta bir yenileme ve modernizasyon planı hazırlanmalı.
    2. Tedarik zinciri odaklı çok aktörlü sorumluluk yapısı oluşturulmalı: Çelik üretimi ve tedarik zinciri boyunca, farklı aktörlerin sorumluluklarını belirleyen bir yapı oluşturulmalı.
    3. Kamu kurumlarının iklim politikası mimarisi ve görev tanımları yeniden düzenlenmeli: Kamu kurumlarının, çelik sektörüyle ilgili iklim politikalarına dair görevleri ve sorumlulukları net bir şekilde tanımlanmalı.
    4. Sanayi Karbonsuzlaşma Politikası ve Yol Haritası hazırlanmalı: Çelik sektörü için bir karbon bütçesi oluşturulmalı ve bununla uyumlu bir sanayi karbonsuzlaşma politikası oluşturulmalı.
    5. Endüstriyel emisyon yönetimi için entegre çevre izin ve bilgi sistemi kurulmalı: Çelik sektöründe emisyonların izlenebilmesi için bir bilgi sistemi kurulmalı, ayrıca mevcut en iyi teknikler yasal güvenceye alınmalı.
    6. Çok paydaşlı bir platform kurulmalı ve kamu destekleri azaltım taahhütleriyle ilişkilendirilmeli: Karbonsuzlaşma sürecini yönlendirecek bir platform kurulmalı, kamu destekleri bu süreçle ilişkilendirilmelidir.
    7. Düşük karbonlu çelik için ulusal tanım, ölçütler ve standardizasyon sistemi geliştirilmeli: Düşük karbonlu çelik üretimi için bir ulusal tanım ve bu üretimi yönlendirecek ölçütler oluşturulmalı.
    8. Elektrik üretimi için sera gazı emisyon faktörü hedefi tanımlanmalı: Çelik sektörünün elektrik üretimi için belirli sera gazı emisyon hedefleri oluşturulmalı ve enerji dönüşümü sanayi hedefleriyle uyumlu hale getirilmelidir.
    9. Hurda yönetimi dönüşüm programı başlatılmalı: Hurda yönetimi, sağlık, çevre, kalite, izlenebilirlik ve arz güvenliği gibi unsurlar dikkate alınarak kapsamlı bir dönüşüm programı başlatılmalıdır.
    10. Ham çelik üreticileri için zorunlu sera gazı azaltım hedefi getirilmeli: Çelik üreticilerine zorunlu sera gazı azaltım hedefleri getirilmeli ve bir ortak hesaplama metodolojisi ile şeffaf bir emisyon bilgi sistemi oluşturulmalıdır.

    https://futureflow.life/kuresel-yenilenebilir-enerji-yatirimlari-rekor-kiriyor/

    İPM’nin raporu, Türkiye’nin çelik sektöründe yapılacak dönüşümün yalnızca dış ticaret baskısıyla değil, aynı zamanda ülkenin kendi iklim politikaları ve sürdürülebilir kalkınma vizyonu doğrultusunda gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu dönüşüm, sektördeki çevresel etkilerin azaltılmasıyla birlikte, ülkenin karbon salınım hedeflerine ulaşmasında önemli bir rol oynayacak.