Türkiye otomotiv pazarında son dönemin en agresif oyuncularından biri olan Çinli üretici, büyük bir skandalla gündeme sarsıcı bir giriş yapıyor. Ticaret Bakanlığı, tüketicilerden gelen yoğun şikayetler üzerine dev otomotiv markasına yönelik geniş kapsamlı bir inceleme başlattı. Yapılan resmi denetimler sonucunda ortaya çıkan BYD model yılı krizi, firmanın binlerce müşteriyi üretim yılı konusunda yanılttığını açıkça ortaya koyuyor. Yetkililer, haksız ticari uygulama gerekçesiyle şirkete rekor düzeyde idari para cezası uygulayarak yasal süreçleri saniyeler içinde başlattı.
Otomotiv ekosisteminde büyük bir şok etkisi yaratan bu gelişme, tüketicilerin haklarını korumaya yönelik kararlı bir adım olarak öne çıkıyor. Bakanlık müfettişlerinin hazırladığı rapora göre BYD model yılı krizi, tam 1.265 adet aracın usulsüz satılmasıyla dikey bir boyuta ulaştı. Mühendisler ve denetmenler, şirketin 2025 yılı üretimi olan ATTO 3 ve SEAL U DM-i modellerini mevzuata aykırı şekilde 2026 model olarak faturalandırdığını tespit ediyor. Bu durum, piyasadaki güven ortamını kararlılıkla zedelerken Ticaret Bakanlığı firmaya 321 milyon 600 bin TL tutarında dev bir ceza kesiyor.
Yönetmeliğe Aykırı Gümrük Beyanı ve Fatura Usulsüzlüğü
Geliştiriciler ve distribütör firmalar, Türkiye’deki yasal mevzuat gereği imalat tarihi 31 Aralık öncesi olan araçları bir sonraki yılın modeli olarak satamıyor. Ancak Çinli üretici, yürürlükteki bu net yönetmeliği pasif bir çabayla göz ardı ederek eski üretim araçları yeni dönem ürünü gibi piyasaya sürüyor. Müfettişler, gümrük giriş belgeleri ile bayilerin kestiği satış faturalarını inceleyerek usulsüzlüğü belgeliyor. Ayrıca şirket, bu donanım yatırımı ve lojistik süreçlerinde yaptığı hatanın bedelini saniyeler içinde adli cezalarla ödemek zorunda kalıyor.

Üretici şirket kesilen bu devasa idari cezayla karşı karşıya kalırken, mağdur olan 1.265 araç sahibi için de yasal hak arama dönemi dikey bir ivme kazanıyor. Hukukçular, bakanlığın verdiği bu resmi kararın ardından tüketicilerin Tüketici Mahkemelerine giderek araçlardaki değer kaybını kararlılıkla talep edebileceğini belirtiyor. Hatta alıcılar, sözleşmenin iptali ve paranın iadesi gibi hakları da bu kararlı rapor sayesinde saniyeler içinde mahkemeden isteyebiliyor.








