Daha Fazla

    Akıllı Araç Yazılım Riskleri Geleceği Tehdit Ediyor

    Akıllı araç yazılım riskleri, günümüzde modern otomobillerin mekanik sağlamlığından daha kritik bir sorun haline gelmeye başladı. Yazılım aboneliklerine dayalı araçların kırılganlığı, üretici şirketlerin iflas etmesi durumunda on binlerce dolarlık araçların birer “metal yığınına” dönüşmesine yol açıyor.

    Akıllı Araç Yazılım Riskleri ve Şirket İflasları

    Fisker gibi markaların 2024 yılındaki iflası, bu tehlikenin en somut örneği olarak karşımıza çıkıyor. Birçok kullanıcı, araçlarının bataryası sağlam olmasına rağmen merkezi sunucuların çevrimdışı kalması nedeniyle araçlarını çalıştıramadı. Bu durum, bir aracın yürür durumda olmasının artık sadece motora değil, uzaktan kimlik doğrulama sistemlerine bağlı olduğunu kanıtlıyor.

    Geçmişteki İlk Yazılım Faciaları

    Aslında bu sorun yeni değil; 2007 yılında kurulan Better Place girişimi de benzer bir kaderi paylaştı. Şirket 2013 yılında çöktüğünde, Renault tarafından üretilen binlerce elektrikli araç şarj altyapısına ve yönetim sistemlerine erişimini kaybetti. Bu olay, tarihteki ilk büyük ölçekli yazılım kaynaklı araç devre dışı kalma vakası olarak kayıtlara geçti.

    Güvenlik Açıkları ve Standartlaşma Çabaları

    Eski model Tesla veya McLaren F1 gibi araçlar da yazılım bağımlılığından nasibini alıyor. Bazı klasikleşen süper otomobillerin çalışması için bugün artık üretilmeyen Windows sürümlerine sahip antika dizüstü bilgisayarlar gerekiyor. Sektör, bu riskleri azaltmak için Catena-X gibi konsorsiyumlar aracılığıyla ortak bir veri altyapısı ve dijital yazılım listesi oluşturmaya çalışıyor.

    Yasal Düzenleme Eksikliği Sürücüleri Zorluyor

    Otomotiv endüstrisi henüz kritik yazılımlar için minimum ömür standardı belirlemiş değil. Bu belirsizlik, üretici firma desteğini çektiğinde aracın siber saldırılara açık hale gelmesine veya tamamen işlevsizleşmesine neden oluyor. Yazılıma bu denli bağımlı olmak, gelecekte mülkiyet kavramını da kökten değiştirebilir.