Yenilenebilir enerji pazarında uzun süreli depolama çözümlerine olan küresel talep artarken, Avrupa merkezli dev bir altyapı yatırımı için resmi imzalar atıldı. Şirketler, yeşil enerji dönüşümünü daha kararlı ve sürdürülebilir kılmak adına lityum iyon bataryaların ötesine geçen teknolojilere odaklanıyor. Sektör kaynaklarından gelen son lansman raporlarına göre yeni Airengy enerji depolama tesisi, Romanya topraklarında yer alan doğal yeraltı kaynaklarını kullanarak bölgenin en büyük temiz enerji kalelerinden birini inşa etmeye hazırlanıyor. Bu nedenle, rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinden elde edilen fazla elektriği günlerce güvenle saklamak isteyen şebeke operatörleri adına son derece verimli bir dönem başlıyor.
Airengy Enerji Depolama Projesi Beş Gigavatsaat Kapasiteye Ulaşacak
Yeşil enerji ve sürdürülebilir teknoloji ekosisteminde büyük bir coşkuyla karşılanan bu stratejik hamle, iki dev şirketin ortaklığıyla podyuma çıkıyor. Proje detaylarında öne çıkan Airengy enerji depolama yatırımı, Tel Aviv borsasında işlem gören Airengy ile gayrimenkul ve altyapı devi Hagag Europe ortaklığında yürütülüyor. Yaklaşık 55 milyon avroluk bütçeyle hayata geçirilecek bu devasa sıkıştırılmış hava enerjisi (CAES) santrali, tam 5 GWh nihai depolama kapasitesine ve 25 MW deşarj gücüne ulaşacak. Girişim ortakları, kurulan özel amaçlı şirkette %40’ar hisseye sahip olurken, kalan %20’lik pay ise ismi açıklanmayan üçüncü bir stratejik ortağa kararlılıkla devrediliyor.
Söz konusu kararlı enerji yatırımı, sadece depolama kapasitesiyle sınırlı kalmayıp doğaya zarar vermeyen özel çalışma prensibiyle de fark yaratıyor. Teknik uzmanların aktardığı verilere göre tesis, markanın patentli “AirBattery” (Hava Bataryası) teknolojisini Romanya’daki atıl yeraltı tuz mağaralarında otonom olarak devreye alacak. Fazla elektrik enerjisi saniyeler içinde havayı sıkıştırmak ve bu devasa mağaralarda yüksek basınçla depolamak adına kullanılıyor. İhtiyaç anında ise sıkışan hava serbest bırakılarak suyu hidrolik bir sistem üzerinden türbinlere yönlendiriyor ve şebekeye pürüzsüzce elektrik sağlıyor. Bu sayede süreç boyunca nadir metaller veya kirletici kimyasallar kullanılmadan, sadece su ve hava yardımıyla pürüzsüz bir kalkan örülüyor.








