WMO'dan SF6 ve hidrojen sızıntısı uyarısı
WMO, enerji dönüşümünde SF6 ve hidrojen sızıntısı konusunda uyardı: SF6'nın atmosferdeki yıllık artışı 2025'te rekor kırdı.

- WMO, 2025'te SF6'nın atmosferdeki yıllık artışının rekor kırdığını ve hidrojen sızıntısının izlenmesi gerektiğini bildirdi.
- SF6'nın 100 yıllık ısınma potansiyeli CO2'nin yaklaşık 24.300 katı, atmosferde kalış süresi ise 1.000 yıldan uzun.
- AB, SF6'lı şalt ekipmanını kademeli sınırlıyor; Türkiye'de ise Florlu Sera Gazlarına İlişkin Yönetmelik kayıt ve sızıntı kontrolü getiriyor.
Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), enerji dönüşümünde SF6 ve hidrojen sızıntısı konusunda uyardı. Örgüt, 27 Ekim'de yayımladığı 22. Sera Gazı Bülteni'nde 2025'te karbondioksit, metan ve diazot monoksit konsantrasyonlarının rekor düzeye çıktığını açıkladı. Ancak bültende iki gaz ayrıca öne çıkarıldı: elektrik şebekelerinde kullanılan kükürt hekzaflorür (SF6) ve temiz enerji taşıyıcısı olan hidrojen.
Bülten, 9-20 Kasım'da Antalya'da yapılacak COP31 öncesinde müzakerecilere bilimsel veri sağlamak için hazırlandı. Zirvenin ev sahibi Türkiye olduğu için bu veriler yakından izlenecek. Üstelik bülten yıllık salımı değil, atmosferde biriken gaz miktarını ölçüyor. Yıllık CO2 salımının yaklaşık yarısı atmosferde kalıyor, geri kalanını karalar ve okyanuslar tutuyor.

SF6 ve hidrojen sızıntısı neden izleniyor?
SF6, elektrik dağıtımında yalıtım ve ark söndürme için kullanılan sentetik bir gaz. WMO'ya göre atmosferdeki miktarı otuz yıldır elektrifikasyonla paralel artıyor. Üstelik 2025'teki yıllık artış rekor oldu.
SF6 atmosferde 1.000 yıldan uzun kalıyor. Ayrıca 100 yıllık ısınma potansiyeli CO2'nin yaklaşık 24.300 katı. Başka bir deyişle 1 kilogram SF6, 100 yıllık zaman ufkunda yaklaşık 24 ton CO2'ye denk geliyor.
Hidrojen ise bir sera gazı değil. Ancak atmosfer kimyası üzerinden dolaylı ve kayda değer bir ısınma etkisi yaratıyor. WMO'ya göre atmosferdeki hidrojen miktarı 2010-2024 arasında %5,3 arttı.
Hidrojen; çelik üretimi, denizcilik ve uzun süreli enerji depolaması için aday bir enerji taşıyıcısı. Bu nedenle üretim tesislerinden, boru hatlarından, depolamadan ve yakıt hücrelerinden kaynaklanan sızıntılar büyüyen bir endişe olarak tanımlanıyor. Öte yandan örgütün Küresel Atmosfer İzleme (GAW) programı, SF6 ve hidrojen ölçümleri için uluslararası kabul gören kalibrasyon ölçeğini yürütüyor.
Şalt ekipmanında AB ve Türkiye takvimi
AB'nin 2024/573 sayılı F-gaz Tüzüğü, yeni şalt ekipmanının devreye alınmasını gerilim seviyesine göre kademeli olarak sınırlıyor. Üreticiler için 24 kV'a kadar olan ilk eşik bu yılın başında devreye girdi. Ancak tüzüğün yürürlüğe girdiği 11 Mart 2024'ten önce verilen siparişler takvimin dışında kalıyor.
Uygun alternatif ekipman bulunamazsa derogasyon, yani muafiyet imkanı var. Şalt ekipmanının bakım ve servisinde yeni SF6 kullanılamıyor, fakat geri dönüştürülmüş ya da ıslah edilmiş SF6'ya izin veriliyor. 2035 bakım yasağında da askeri ekipman ve acil onarım gibi istisnalar yer alıyor.
Türkiye'de 15 Ekim 2024 tarihli Florlu Sera Gazlarına İlişkin Yönetmelik, AB'nin 517/2014 ve 2024/573 sayılı tüzükleri dikkate alınarak hazırlandı. Yönetmelik, belirli miktarda florlu gaz içeren şalt ekipmanı için veri tabanına kayıt yükümlülüğü getiriyor. Ayrıca sızıntı kontrolünü ve kurulum ile servis personelinin belgelendirilmesini düzenliyor.
YEKA yarışmalarıyla eklenen rüzgar ve güneş kapasitesi, depolamalı tesisler ve şebeke yatırımları sahaya yeni trafo merkezleri getiriyor. Bu nedenle şalt ekipmanı da çoğalıyor. TÜİK'in ulusal envanterinde SF6, florlu gazlar başlığı altında raporlanıyor.
Hidrojen tarafında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Ocak 2023'te Türkiye Hidrojen Teknolojileri Stratejisi ve Yol Haritası'nı açıkladı. Yol haritası, elektrolizör kurulu gücünü 2030'da 2 GW, 2035'te 5 GW ve 2053'te 70 GW'a çıkarmayı hedefliyor. Bu rakamlar üretim kapasitesini tarif ediyor, WMO'nun uyarısı ise SF6 ve hidrojen sızıntısının da ölçülmesini gündeme getiriyor.
2026'da yeni artış bekleniyor
CO2'deki 2024-2025 artışı 2,8 ppm oldu. Bu artış önceki yılın olağan dışı sıçramasının altında kaldı, ancak son on yılın ortalamasının üzerinde. WMO kıdemli bilim yetkilisi Oksana Tarasova'ya göre ılımlı artış, kara yutaklarının toparlanmasını yansıtıyor.
2023/2024 El Niño'su, kuraklık ve orman yangınlarıyla karaların CO2 tutma kapasitesini düşürmüştü. 2025'te ise yutaklar toparlandı ve yangın kaynaklı salımlar azaldı. Buna karşın Tarasova, fosil yakıt kullanımı ve gelişmekte olan güçlü El Niño nedeniyle 2026'da konsantrasyonlarda yeni bir artış beklediklerini söyledi.
Tarasova, okyanusun CO2 tutma kapasitesinin azalma riskinin de arttığını belirtti. WMO Genel Sekreter Yardımcısı Ko Barrett ise son 11 yılın kayıtlardaki en sıcak yıllar olduğunu hatırlattı.
Bu bulgular, Türkiye'deki tesislerin sızıntı miktarını tek başına göstermiyor. Çünkü atmosferdeki konsantrasyon artışı, belirli bir ülkenin yıllık salımıyla aynı ölçüm değil. TÜİK'e göre Türkiye'nin toplam sera gazı emisyonu 2024'te %5,3 artarak 584,5 milyon ton CO2 eşdeğerine çıktı. COP31 ise 9-20 Kasım'da Antalya'da yapılacak.
Haberde hata mı var?Bize bildirin
Senin fikrin ne?
Bu gelişme hakkında sen ne düşünüyorsun?
Yorumlar
İlk yorumu siz yazın.