FutureFlow.Life

Tak-çalıştır güneş panelleri yaygınlaşıyor

Dünya genelinde hanelere yönelik güneş enerjisi çözümlerine olan ilgi hızla artarken, “tak-çalıştır” olarak bilinen küçük ölçekli güneş paneli sistemleri giderek daha fazla dikkat çekiyor. Balkon, teras ya da küçük bahçelerde konumlandırılabilen bu paneller, üzerlerindeki mikro-inverter teknolojisi sayesinde doğrudan bir priz üzerinden çalışmaya başlayabiliyor. Üreticiler, düşük kurulum maliyetleri ve taşınabilir yapılarıyla bu sistemlerin yeni ve büyüyen bir pazarın kapılarını açtığını vurguluyor.

Tak-çalıştır güneş panelleri yaygınlaşmaya başlıyor

Sektör uzmanları, bu sistemlerin temelinde her panelde ayrı bulunan mikro-inverter yapısının bulunduğunu belirtiyor. Bu teknoloji, panelin ürettiği doğru akımı modül seviyesinde evlerde kullanılan alternatif akıma dönüştürerek geleneksel çatı tipi sistemlerdeki yüksek gerilimli kablolama ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Böylece hem kurulum süreçleri basitleşiyor hem de kullanıcılar daha güvenli bir çözümle enerji üretimi yapabiliyor.

Son dönemde ABD ve Avrupa’da çeşitli üreticilerin tak-çalıştır paketlerini piyasaya sunmasıyla bu ürünlere olan talep daha da arttı. Almanya’da “balkon güneşi” olarak adlandırılan bu sistemler uzun süredir günlük hayatın parçası hâline gelirken, Litvanya ve Avusturya gibi ülkelerde de benzer şekilde esnek uygulamalar görülüyor. Buna karşılık İspanya, Fransa ve Birleşik Krallık gibi ülkelerde güvenlik ve şebeke standartları nedeniyle daha sınırlayıcı kurallar uygulanıyor.

Uzmanlara göre bu sistemler, özellikle kiracıların veya çatı alanı uygun olmayan hanelerin yenilenebilir enerjiye erişimini kolaylaştırarak enerji dönüşümünü daha erişilebilir hâle getiriyor. Düşük maliyetli olmaları ve taşınabilir yapıları sayesinde kullanıcıların yüksek elektrik fiyatları karşısında tasarruf arayışına yanıt vermesi de talebi artıran etkenler arasında yer alıyor.

Öte yandan bu teknolojinin hızlı yaygınlaşması bazı düzenleme sorunlarını da gündeme getiriyor. Avrupa’daki dağıtım şirketleri, izinsiz şekilde şebekeye enerji geri beslemesi yapılmasının güvenlik riski oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Anti-islanding koruması, kaçak akım güvenliği ve sigorta süreçleri pek çok ülkede hâlen tartışılmaya devam ediyor. Enerji uzmanları, bu sistemlerin yeni bir kullanıcı kitlesi yarattığını ancak sağlıklı bir yaygınlaşma için ülkelerin şebeke kurallarını güncellemesinin şart olduğunu belirtiyor.

Türkiye’de ise söz konusu teknolojiye ilgi olsa da özel bir mevzuat bulunmaması nedeniyle plug-in güneş panelleri hukuki açıdan gri alanda kabul ediliyor. Mevcut düzenlemeler priz üzerinden şebekeye elektrik veren küçük ölçekli üretim sistemlerini tanımlamadığı için bu sistemler teknik olarak şebekeye paralel çalışan tesisler arasında sayılıyor ve dağıtım şirketine bildirilmesi gerekiyor. Ancak taşınabilir yapıları ve hazır paket hâlinde satılmaları nedeniyle bu sürecin uygulanması pratikte mümkün olmuyor.

Dağıtım şirketleri, standart prizlerin şebekeye enerji besleyen sistemlere uygun olmadığını ve doğrudan prize bağlı inverterlerin yalıtım, kaçak akım ve geri besleme riskleri nedeniyle güvenli bulunmadığını belirtiyor. Bu nedenle piyasadaki ürünlerin büyük bir bölümü “off-grid”, yani prizden bağımsız çalışan sistemler olarak satılıyor. Gerçek anlamda tak-çalıştır modeller ise gerekli uyumluluk sağlanamadığı için yaygınlaşamıyor.

Türkiye’de bireysel güneş enerjisi kullanımında uygulanan çatı GES modeli; proje, onay ve bağlantı süreçleri içeriyor. Plug-in sistemler bu çerçeveye uymadığı gibi kendileri için bağımsız bir kategori de bulunmadığından mevcut mevzuat kapsamında herhangi bir yere oturmuyor. Almanya veya Avusturya’da olduğu gibi “mikro üretim sistemi” tanımıyla yeni bir düzenleme yapılması hâlinde hem güvenlik standartları netleşebilir hem de bu teknolojinin tüketiciye daha geniş biçimde ulaşmasının önü açılabilir.

Elektrik fiyatlarının yükseldiği bir dönemde tasarruf ihtiyacının arttığı düşünüldüğünde, tak-çalıştır güneş panelleri hanelerde enerji dönüşümünü hızlandırabilecek önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Ancak bunun için Türkiye’de açık, güvenli ve uygulanabilir bir mevzuatın oluşturulması büyük önem taşıyor.

Exit mobile version