Elektrikli terminal kamyonları kullanımı, Los Angeles Limanı’ndaki operasyonel süreçleri kökten değiştirerek bekleme sürelerinde devrim niteliğinde bir düşüş sağladı. APM Terminals tarafından yürütülen elektrifikasyon çalışmaları, limandaki rölanti sürelerini %85 oranında azaltırken yakıt maliyetlerini de önemli ölçüde düşürdü.
Elektrikli Terminal Kamyonları Bekleme Sürelerini Nasıl Azalttı?
APM Terminals, Los Angeles Limanı’ndaki Pier 400 terminalinde 20 yeni Orange EV marka elektrikli kamyonu filosuna dahil etti. Bu stratejik yatırım, kamyonların ortalama 90 dakika olan limanda kalış süresini sadece 35 dakikaya indirmeyi başardı. Şirket, ağır yükler altında düşük hızlarda çalışan bu araçların elektrifikasyon için ideal bir örnek olduğunu kanıtladı.
Lojistik Süreçlerde Yeşil Dönüşüm Ve Verimlilik
Verimlilik artışı sadece yeni araçlarla sınırlı kalmadı; liman yönetimi “yeşil hatlar” oluşturarak sıfır emisyonlu araçlara öncelik tanıdı. Ayrıca kapı operasyonlarının sıkılaştırılması ve demiryolu koordinasyonunun iyileştirilmesi süreci hızlandırdı. Bu entegre yaklaşım, lojistik akışını bekleme odaklı bir yapıdan sürekli hareket odaklı bir yapıya dönüştürdü.
Geniş Kapsamlı Elektrifikasyon Yatırımları
Terminalde şu anda 22 adet elektrikli çekici, 36 elektrikli otomobil ve kamyonun yanı sıra çok sayıda elektrikli forklift ve vinç hizmet veriyor. Bölgeye kurulan 51 adet şarj istasyonu bu devasa filoyu destekliyor. Üstelik limana yanaşan gemilerin %97’si, motorlarını çalıştırmak yerine kıyıdan sağlanan elektrik enerjisini kullanarak karbon ayak izini azaltıyor.
Peki, elektrikli terminal kamyonları ve limanlardaki bu yeşil dönüşüm hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
