FutureFlow.Life

İletken mürekkep: Organik elektronikler için yeni çözüm

Güneş pilleri, yapay nöronlar ve yumuşak sensörler gibi organik elektroniklerde kullanılacak yeni bir iletken mürekkep geliştirildi. Linköping Üniversitesi’ndeki araştırmacılar bu seçeneğin daha çevreci olduğunu söylüyor. Nature Communications dergisinde yayınlanan bulgular, geleceğin sürdürülebilir teknolojisine katkı sağlıyor.

Organik elektronikler için iletken mürekkep geliştirildi

Organik elektronikler, bazı durumlarda geleneksel silikon bazı elektroniklerin yerine geçiyor. Bazı durumlarda ise tamamlayıcı konumda yer alıyor. Bu elektronikler, dijital ekranlar, enerji depolama, güneş pilleri, sensörler ve yumuşak implantlar gibi uygulamalar için yararlı olabilir. Çünkü basit üretim, yüksek esneklik ve düşük ağırlık vadediyor.

Organik elektronikler, konjuge polimerler olarak bilinen yarı iletken plastiklerden üretilmesiyle dikkat çekiyor. Bununla birlikte, konjuge polimerlerin işlenmesi genellikle çevreye zararlı, toksik ve yanıcı çözücüler gerektiriyor. Bu da organik elektroniklerin geniş ticari ve sürdürülebilir kullanımına büyük bir engel.

Bu engel, Linköping Üniversitesi‘ndeki araştırmacılar tarafından ortadan kaldırılacak gibi görünüyor. Araştırmacılar, bu polimerleri sudan işlemek için yeni bir sürdürülebilir yöntem geliştirdi. Üretilen iletken mürekkepler, daha sürdürülebilir olmasının yanı sıra, oldukça iletken. Konuyla ilgili konuşan Organik Elektronik Laboratuvarı’nda kıdemli doçent Simone Fabiano şunları söyledi:

“Araştırmamız, su gibi iyi huylu çözücüler kullanarak konjuge polimerleri işlemek için yeni bir yaklaşım getiriyor. Temel durum elektron transferi olarak adlandırılan bu yöntemle, sadece tehlikeli kimyasallar kullanma sorununu çözmekle kalmıyor, aynı zamanda malzeme özelliklerinde ve cihaz performansında da gelişmeler gösterebiliyoruz”

Araştırmacılar, yeni iletken mürekkebi organik güneş pillerinde bir taşıma katmanı olarak test ettiklerinde, hem stabilite hem de verimliliğin geleneksel malzemelerden daha yüksek olduğunu tespit etti. Ayrıca araştırmacılar, biyolojik nöronlara benzer çalışma frekanslarını gösteren elektrokimyasal transistörler ve yapay nöronlar oluşturmak için de mürekkebi teste tabi tuttu.

Fabiano, bu sonuçların organik elektronik alanı üzerinde dönüştürücü bir etkisi olabileceğine inanıyor. Organik yarı iletkenlerin su gibi yeşil ve sürdürülebilir çözücülerden işlenmesini sağlayarak, çevre üzerinde minimum etkiye sahip elektronik cihazları seri üretmek mümkün hale gelecek.

İlginizi çekebilir: Türk Telekom’dan Sürdürülebilirlik Raporu

Exit mobile version