Çin’in 2026’daki temiz enerji ihracatı, ürünlerin kurulduğu ülkelerde yılda yaklaşık 450 milyon ton karbondioksit (CO2) salımını önleyebilir. Bu miktar, Brezilya’nın fosil yakıtlardan kaynaklanan yıllık emisyonuna denk geliyor.
Hesap, Finlandiya merkezli Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi’nin (CREA) baş analisti Lauri Myllyvirta’nın 29 Ekim’de yayımlanan CREA analizine dayanıyor. Analiz güneş paneli, rüzgar türbini, batarya ve elektrikli taşıt ihracatını kapsıyor.
Yüzde 24 Rakamı Neyi Anlatıyor?
Bazı yayınlarda bu ihracatın küresel CO2 emisyonunun yüzde 24’ünü önleyeceği yazıldı. Oysa bu oran yıllık bir etki değil. Analize göre 2026’da ihraç edilen ekipman, kullanım ömrü boyunca toplam 8,4 milyar ton CO2 salımını önleyebilir.
Bu toplam, ABD ile Hindistan’ın bir yıllık emisyonlarının toplamına yakın. Yüzde 24, ömür boyu birikecek bu tasarrufun tek bir yılın küresel emisyonuyla kıyaslanmasından çıkıyor. Hesaba, güneş ve rüzgar santrallerinin on yıllar boyunca süren üretimi giriyor.
Yıllık etki daha mütevazı: 450 milyon ton, Çin dışındaki küresel emisyonun yaklaşık yüzde 2’si. Rakam kesinleşmiş bir sonuç da değil. Yılın ilk dokuz ayındaki ihracat eğiliminin son çeyrekte de sürdüğü varsayılarak hesaplandı.
Analiz, ekipmanın Çin’de üretilirken yol açtığı emisyonu da hesaba katıyor. 2025 verilerine göre ihraç edilen ürünler, üretim kaynaklı salımı yaklaşık altı ayda telafi ediyor. Aynı yıl önlenen emisyon 370 milyon ton olarak hesaplandı.
Önlenen Emisyonun Dörtte Üçü Küresel Güneyde
Yılın ilk dokuz ayında Çin’in rüzgar türbini ihracatı yüzde 45, batarya ihracatı yüzde 39, güneş ekipmanı ihracatı yüzde 22 arttı. Önlenen emisyonda en büyük pay, fosil yakıta dayalı şebekelere bağlanan güneş panellerinin.
2026 ihracatının ömür boyu önleyeceği emisyonun yüzde 76’sı küresel güneyde gerçekleşecek. Güney ve Güneydoğu Asya bu toplamın yüzde 52’sini oluşturuyor. Ülke bazında ilk sırada Hindistan, ikinci sırada ABD var.
Çin’in Güneydoğu Asya’ya temiz enerji ihracatı, Eylül’e kadarki dönemde geçen yıla göre yüzde 160’a yakın arttı. Hürmüz Boğazı’ndaki aksamayla petrol ve doğal gaz ithalatına bağımlı Asya ülkeleri, yenilenebilir enerjiye daha fazla yöneldi. Dünyada güneşin elektrik üretiminde nükleeri geçmesi de aynı büyümenin parçası.
Türkiye’de Güneş ve Rüzgar 43.762 MW’a Ulaştı
Türkiye’de güneş enerjisi kurulu gücü Eylül sonunda 28.222 MW’a, rüzgar kurulu gücü 15.540 MW’a ulaştı. İki kaynağın toplamı 43.762 MW ile ülkenin 127.355 MW’lık kurulu gücünün yüzde 34,4’ünü oluşturuyor.
Eylülde elektriğin yüzde 13,6’sı güneşten, yüzde 12,1’i rüzgardan üretildi. Temmuz’da ise güneşten aylık elektrik üretimi 5,37 milyar kilovatsaatle tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı.
Analiz, Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı COP31 iklim zirvesinden yaklaşık iki hafta önce yayımlandı. Zirve 9–20 Kasım tarihlerinde Antalya’da toplanacak.
Sizce Türkiye, güneş ve rüzgar kurulumunu hızlandırırken ithal ekipman yerine yerli üretime mi ağırlık vermeli?
